11 Aralık 2009 Cuma

Yalan tabi


Yalan bir çöl bitkisidir
Ne kadar kök saldığını gizler

Su istemez
Gün ışığı asla

Varlığını korumaktır bütün işi
Ağızlı kumda




Emre Gürkan Kanmaz
(Fotoğraf : Mert Önengüt)

Suları sözlemek


Suları sözlemek
Coğrafyalara özgüdür

Kasımpatılara
Değirmen taşlarına

. . .

Suya sözleri döküp
İyice karıştıran
Zaman / dır / Kimdir ?
Ne anlarsa su bundan
Kendine karışır

Ama .

Suları sözlemek
Yusufçuklara özgüdür

Bir şaire değil !




Emre Gürkan Kanmaz
(Fotoğraf : Lúcio Neto)

Ses nasıl yenilir ?


Dövüşmek gerekir sesle
Yendiğimiz vakit
Şiire varılır

. . .

Bütün pizzanın dilimlenişinde kokan ses
Her ne kadar cazip gelse de kulağa
Tadının bozulduğunu saklamaya çalışır

Bir dalga kırılırken güne mesela
Bir otobur heyecan demlenirken makilerle
Gürültülü yüzünü istesek unutabiliriz

. . .

Nakavtı gerekir sesin
Yendiğimiz vakit
Lokavtımızdır




Emre Gürkan Kanmaz
(Fotoğraf : Seth Siro Anton)

8 Aralık 2009 Salı

Kaçın ordan !


Kaçın ordan
Gürültü geliyor, gürültüyle
Mordan
Bir çiçeğin tenindeki kordan
Kaçın ve saklanın

Çağrılmayın karakoldan
Akordeonları boğan siz olmayın
Gemilere binin
Gondollara
Kaçın ordan

Kaçın ordan
Şiir amaçlı, sırma saçlı
Sevgiliniz yoksa sebeplenin köşesinden
Şosesinden anlayın kentleri
Kavrulmuş ciğer yedirin biblo kedilere

Lütfen
Kaçın ordan
Betonlara sincapları yalvartmayın
Ağaçları sallatmayın ilkokul resimlerinden

Bir yordam bulun
Kuşların patentini alın soluğunuz için
Tanısın bulutlar insanları, insanlar gökkuşağını
Çalımlı yıldızları, sulandırılmış akşamları

. . .

Kurdan ve kuldan anlayan perileri toplayın yemek masanızda
Kar maskelerini gaz maskeleriyle karıştırmayın ayazda
Ve bilin ki küçük çocuklar sadece sakız çalarlar
Kitaplardaki yazılarda

. . .


Kaçın ordan
Gürültü geliyor, gürültülü
Hal değiştirebilen zamandan
Kaçın ve saklanın






Emre Gürkan Kanmaz
Temrin Dergisi / 20 / Aralık 2009
(Fotoğraf : Magdalena Wanli)

3 Aralık 2009 Perşembe

Ellerimde kalbim


Bir sakal ıslak şimdi
Bir sakal
Yüzün sularında

Bir beden de eksik
Sevişmek lazım
Zamanında

Ve bir hüzün
Oturmuş yumurta kırmış
Afiyetle yerken

Betim benzim
Ellerimde kalbim



Emre Gürkan Kanmaz
(Fotoğraf : Adam mills)

67


Bir özelliği yok bu altmış yedinin
Altmış sekize uzanır o kadar
Bir insanın olduğu kadar
Değersizdir istenildiğinde

Maksat tanrıya dil uzatmaktır
Düşüncelerin çağında



Emre Gürkan Kanmaz
(Fotoğraf : Nebojsa Radojevic)

1 Aralık 2009 Salı

Tahta kuş


Rüzgârın etine batıyor kuşlar

. . .

Dikine kesiliyor günce, uçurum kenarında
Birbirinden yaralı hesaplaşmalar var orada
Süzülmüş düşünceler ağırlaşıyor betimde

Ölüme dokunma yetim kuşlara söverken
Antika kokusuna susmuş bir gökyüzünü
Kim ne yapsın hangi şiir koynuna alsın ?

. .

Bu yüzden dişilenen yüzüm yıkanıyor
Bu bulutlardan ödünç aldım gülüşümü

. .

Masaya inat kargaşada bulunuyor sözler
İç içe geçmiş binbir anlamlar mandallıyor
Kanatların cilalanışını yazıyorum ellerimle

Ben misal yarasa olmasaydım uçacaktım
Öylece upuzun sürecekti dünyada zaman
Dönüşülmeyecekti cesaretlenip bir tanrıya

. . .

Kuşlar uzanıyor rüzgârdan ete




Emre Gürkan Kanmaz
(Fotoğraf : Keith Taylor)