4 Haziran 2009 Perşembe

Sismik


Dünyanın bütün seslerini ezbere bilen şiiri yazabilsem
Buruşmuş bir kediyi öperek uyandıran yağmurun altında
Mavralara inat kanıksadığım düşlerini tanrının

. .

Heyhat .. ! Hangi şehrin sevgilisidir bu hüzün ?
Kuyular kazmak , taşlar yemek , yer gök arası derken
Dondurucu şakakları sollamak mermere benzer !

. .

Bildim . Serseri nilüferlerin geçitidir yüreğim
Bildim . Kaç yanım büyümeyecek , eksik efsun
Kara bir tohum devşiriyor dönence miadına

. .

Sevincin asma katlarını parselleyen kızıllıkta
Artık iplerini kemiren perileri çözmeliyim


Emre Gürkan Kanmaz
www.oezers.com

Harita


DO : Sessizlik çağrısı
RE : Ayçiçek duası
Mİ : Çizgisel ve dünyalı
FA : Sonsuz tümce
SOL : Tanrı katı
LA : Değeri olan hayallerin yüzü
Sİ : Despot melodram
DO : (K) ara tekrar


Emre Gürkan Kanmaz
www.oezers.com

2 Haziran 2009 Salı

Hoyrat ya da sığınılan yalanlar çözümlemesi


Kahreden.Kahreden kim bu
Doğayı hallaç pamuğu gibi kıyasıya
Ve aldırış etmeden kelebeklerin
Mesaj kaygısı gütmeyen hayatlarına ?

Ey yazılmayan.En yazılmayan
Çekirdeğin kordonlarını çekme
Her yer kan içinde olsa da kan gerekli
Her beyin çalışmıyor artık bu zamanda

Terkeden.Terkeden kim bu
Tanrıyı.Sanki kendisini tanıyormuş ?
Ki insanoğlu fazla yaradılış
Altı üstü beş metrelik yanılsamada.

Ben nasıl kötü bir terziyim
Acıları ilmik ilmik dikiyorum tenime
İğneler vardı batmadı saydamdım
Belki gerektiği yerlere dokundum

/2/

geceye gömülsem ne iyi olurdu : gergin *


Sevgiden.Sevgiden kim bu
Gözlerini acilen kamaştırabilmiş ?
Aslen alevler içine gülebilmek
Yanmadığını gösterebilmektir derini . . .

Hani buruk bir iç çekiştir nostalji
Salaş bakışların tayfunuyla
Dünya mekan savaşlar başlar
Önce insanı bitirir bu kuralcılık

İnkar eden.Diktatör dilenci
En mükemmel sonucu oku bize
Uzaya nasıl çıkacağımızı öğrendik
Ama henüz toprağı terketmedik !

Bencileyin bencillik revaçtadır
Üstelik hala kendi bacağından asılmak
Bir tragedya ürünü vicdanların
Üzerine hiç kanaviçe örtmeseydik

. . .

Ve filmin bu sahnesinden
Önemli bir repliği kaldırmış olurduk .


(* BAKİ AYHAN T./YILDIZ AKIŞI)

Emre Gürkan Kanmaz
3/4/9 İstanbul

1 Haziran 2009 Pazartesi

Zan


Dünyanın bütün seslerini ezbere bilen şiiri yazabilsem
Buruşmuş bir kediyi öperek uyandıran yağmurun altında
Mavralara inat kanıksadığım düşlerini tanrının


Emre Gürkan Kanmaz

Seçim


ateşi seçen yel değirmeni
elinin tersiyle itti suyu
balıklardan korktu
başkalaşan koku

soyut bir elmaydı
azalan kırmızı

dudakların basamağında
çözülen bin bağcık
toplanıp bir ayak ediyordu

Emre Gürkan Kanmaz
www.oezers.com

Elimden gelmiyor


elimden gelse
dünyayı değiştirirdim
yanlış olan ne varsa...

elimden gelse
şiire giderdim
sabah ilk otobüsle...

elimden gelse
aşkı öğrenirdim
ruhumu saçından sevmeyi...

elimden gelse
iyi öpüşürdüm
dudaklarımı bilerdim...

elimden gelse
gölgemi delerdim
mecnunu deviren dağı...

elimden gelse
doğruyu seçerdim
yanlış olan ne varsa...

elimden gelse
elimden gelse

iyi adam olurdum...

Emre Gürkan Kanmaz
www.oezers.com

Belki hevestir


Bir kapsülün içinde çürüyüp gitti rüyam
Sıkıca tutturulmuş gölgesinden , bir hayli ağır
Savunmasızca inanç aranırken sokak lambalarıyla
Ve bilmişlik mutfağında pişiyordu cevapsız bulgur pilavı

Ben büsbütün filmler izlemeye dalmıştım
Sekansları yetişmeyen sahnelerin komikliğine
Cızırtı olur arada derken nasıl bitiyor sigaram bilmem
Asparagas sevişmeler butiğinin kapısında seslenerekten

. . .

Hiç işte heves , haydi dolmuşa bin git gezegen gezegen
Mavi kravat , güneş gömlek , aynı serbest bir tavırla
Bitli kafaların özentili beş çaylarına teğet geç
Zaten bulamazsın kattiyen yiten toy aklı

Madem matematik kimya ve yerçekimsiz fizik notlarımla
Hiçbir yere gelemiyorsam bu dünya yanılsamasında
O zaman at koşturma vaktidir dük olmazlarınızı
Tefecinin birine satın eğer borcunuz yoksa

Emre Gürkan Kanmaz