7 Temmuz 2009 Salı

Çiğ


Yüreksiz oluşu bilinir
Şiirin . Dokunmaz kendine
Katlar ve buruşturur
Harflerimizi sahiplenir

Yüreksiz hem ; korkusuz
Köşe başları tutulan gecede
Bir kaldırım taşı hafifler
Seslerimiz yıkandığında

Şairsiz oluşu bilinir
Şiirin . Boş kağıtlarsız
Hayatın binbir imgesi
Yapışmış saçlarına


Emre Gürkan Kanmaz
2006 / Edirne

5 Temmuz 2009 Pazar

Attitude


Camı kırılgan yapan rüzgarı istemiyor gece
Mesafesiz bir kaldırım taşını kucağında
Uyutmak istediği için susuyor gri ışıkla


Emre Gürkan Kanmaz
www.oezers.com

Joie de vivre


Aşk , toplumsal soytarılık olduğu vakit
Gerçekten hissedildi
Ve insanlık başlangıcından beri

. . .

Din aşkı
(Geçersiz olanlar)
Devlet aşkı
(Düşmüş olanlar)
Müzik aşkı
(Anlaşılmış olanlar)
İnsan aşkı
(Farkedilmiş olanlar)

Onlarcası
Onlar'cası

. . .

Ama hiçbiri
Yaşamın olduğu kadar
Kabul görmedi

Bir çiçeğin çiğ tanesinden okudum
Denizin kum tanesinden

Kim bilir
Haklıydı savunmasız bilinç
Ya da yalnız
Hatırı sayılır rol oynayamadı
Tarih tiyatrosunda
Işıyınca gördük güneşi
Buğday tanelerini

Savuruyorduk öfkemizi
Yılkı öğretisinde
Evren
Dans pisti sessizliğiydi

Ta ki
Öğrenene dek
Kıpırdanmamayı

Sırasusmanındaoldu/Konuşmanında
ö l m e n i n d e

. . .

Joie de vivre (Yaşamın zevki)
2009 / Dünya


Emre Gürkan Kanmaz
www.oezers.com

4 Temmuz 2009 Cumartesi

Sen bilirsin


Üz !

Üzüm tadı
Ama köhne
Her yerin
Acısı

Sars !

Zar atma
Hayat
Adi
Kumarbaz

Git !

Nasıl olsa
Bütün
Dünya kalbine
Düşmüş

Öl.Ama öl !

Geriye kalma
Çaban
Absürd
Bir yakarış


Emre Gürkan Kanmaz
www.oezers.com

Postmodern


Otomatik portakal tadında bir ömrü aşkla paylaşırken
Yalnızlık pakTıyla üstümüze gelmesini bekleyemeyiz
Ders kitaplarının hüznünü yüzüne yapıştırmış imanın

Mastiribasyon zekalı eylemlerin eşik soğukluğunu
Ciğerine hiç düşünmeden dolduran bir kimse olarak
Ölüm değişir umudunu suya sabuna dokunmaz bilirdim

Bir de olaya sanrı gazinosunda dansözlerle eğlenirken
Alevli meyvelerin korkutma seansları başlamasına yakın
Zor seçen gözlerin nezaretinde gayet meşrep bakalım

Bir fark varsa tırnak yerken yanında yılgın bir dudağın
Y a da ne bileyim susmak erdem sayılır mı utanırken
Tüm bunların harmanı bir aşk çabuk tüketilsin isterim



Emre Gürkan Kanmaz
www.oezers.com

2 Temmuz 2009 Perşembe

Ölsek


Ölsek parasızlıktır buralar
Ölsek don tutan bir hikaye başı
Sus ikizi bir yağmur
Alevli domates ikindisi

Ölsek kimin aklına gelir tanrı
Kimin iyi bir akla yontulduğunu ,
Neyin paradan değerli olduğunu
Ölsek kim bilebilir ?

Ölsek Eros'un uyku vakti
Edison'dan kıskansak güneşi
Yerin dibine geçen hükümdar olsak
Başak tarlaları sunsak kolonilere

Ölsek
Anlar mıyız
İnsan ne demek . . ?


Emre Gürkan Kanmaz

1 Temmuz 2009 Çarşamba

Gündelik notlar


* En sonunda ceplerimi doldurabildim
Ama rüzgarla

* Bir heykeltraşı anlayamamamızın en acı yanı
Hayatımızı şekillendirirken bir heykeltraş olduğumuzu unutmamızdandır

* Hangi perspektif ölümü kabul edebilir
Hangi başına buyruk kader
Hangi iz düşümü ?

* Öpüşüyor musun gökyüzüyle
Yine elektriklenmiş bütün tenin

* Ne çok vakit var ölmek için bugün

* Ayyaş bir rüzgar çekti içini
Döküldü kelebekler

* Sırt çantamın içinde
Tıka basa Cağaloğlu

* Mızıkasını son kez çaldı başasker
Ölüme direnmek soylu müzikal

* Ölüm kabuk değiştirirken
Şiir , yaşama en genç mitoz

* Biliyorsun yağmuru severdik
Ekerdik yüreğimize ıslak hüzünleri

* Penceremin iskeletinde kurtçuk banyosu

* Biliyordum
Olmadığını gecenin
Yıldızların öyküsüymüş
Senin gece dediğin

* Sonsuzda bitiştim

* Çok biliyorsan söküğünü yama
İpliği işleyen bir günün inceliği

* Turp gibi sıkıyorum kendimi
Yine de içimde kalıyor anlam

* Martılar dökülüyor saçlarıma
Her biri bir bulutun gözyaşı

* Dudaklarında eziliyor kelebek
Çeliği çiğner gibi öfken

* İnsan demişken alımlı bir ilkbahar sabahı
Zeytin çekirdeklerinin arasına gizlendi dilim

* İçine kırışan kağıdın vardır şimdi
Notaların ve virgüllerinle

* Saatim olsa bakardım şimdi
Her yerim zamana bulanık halde
Her yeri zamana buluyorum

* Bin dallı kelimeler giriyor gözüme
Böceğin ısırdığı yerde kayboluyoruz

* Çekilirse kuşlar gökyüzünden
Bulutlar üstümüze düşer


Emre Gürkan Kanmaz