7 Ağustos 2009 Cuma

Susmak nedir bilmiyorum


Kaldırdım susmayı
Arasına koydum kitaplarımın

Düşüncemi parlatıyor şiir
Işıldıyor ellerimin değdiği her sayfa
Bakıyorum insanlara
Sıvası döklmüş bir düşün balkonundan

Daldırdım susmayı
Zihimin öfke gölüne
Kararsızlığım tufan kopardığında

Masum gözleri var dünyanın
Güneşe bakmaya çekinen
Bedeni çok eski bile olsa
Toğrağını bildikçe
Çocuklar gibi açılıyor çiçekleri
Bilgiye aç
Özgürlüğüne düşkün

Saldırdım susmaya
Ay ışığında kemiğine ulaştım dilinin

Her sabah benimle uyanan
Bir sorum var
Duyacağım cevaptan korkuyorum
Kalbime ulaşıyor
Kapıların ardına
Ahenkle dalgalanan yeni yıkanmış
Saçları gibi kokuyor İstanbul ' un
Sevesim geliyor

Bilen yok mu
İnsan niye böyle insan


Kandırdım susmamı
Ona çok uzak bir yer için
Uçak bileti aldım

4/5/04

Emre Gürkan Kanmaz
www.oezers.com

İstanbul


Kravatı düzgün
Gömleği janti
Kokusu leylak

Anlaşılan
Sevgilisiyle buluşacak
Bu sabah
Pek yakışıklı bizimki



Emre Gürkan Kanmaz

5 Ağustos 2009 Çarşamba

3 Ağustos 2009 Pazartesi

Muska


Tenin muskasıdır su
Kötülüklerden korur



Emre Gürkan Kanmaz
2008 / Edirne

Senden yana


Senden yana
Değildir bu hüzün
Emin olasın
Şen yüzüm,
Çocuk yüzüm.
Senden yana
Dingin bir köy sabahı
Taze demlik bir fincan çay
Ve rafadan yumurta.
Sonra ırmak serinliği
Sonra haylaz uçurtma.
Senden yana
Değildir bu hüzün,
Şen yüzüm
çocuk yüzüm
Belki ölümden yana

2005 / İstanbul
2009 / Hantek Edebiyat Dergisi / Ağustos / 8. Sayı

Emre Gürkan Kanmaz

2 Ağustos 2009 Pazar

Akılsız kalem


Akılsız kalem
Şair olduğumuzu sanıyor
Biz nerde ne vakit
Bir yolunu bulup yazıyoruz ya

o n d a n



Emre Gürkan Kanmaz

Kanatlı denklem


Bir kuşun kanatlarından çok kanıtları vardır
Parsellerini gezdiği mavinin ne taşıdığını bilir
Rüzgârların estikten sonra nereye saklandığını
Bir su damlasının sadece bitkileri büyütmediğini

. . .

Bu kuş bir insanla kıyaslandığında
Kanatları ve kanıtları toplamıyla fazladır !



Emre Gürkan Kanmaz