9 Mayıs 2010 Pazar

Öznitelik


ÖZNİTELİK
1 -
Deminden beri yaşamaktayız
Kafamızın içleri tonlarca yük
Sündürülmüş bir ruha ihtiyaç duyan
Korkularımız var
Oysa ruh kız kulesine benzer:
Zarif bir manzara

Yoksa ölüm mü doyurur karnımızı
Mezar taşları mı genişletir damarlarımızı
Değer verdiğimiz aşklar mı
Nitelendirir bizleri?
. . .
2 -
Bir kadeh içkinin buzu öpüşürken rüzgarla
Çıkardığı sesler köpeksi geliyor kulağa
Anlamını
Koyamıyorum gediğine
Taşın

Ben
Sizler kadar garip olmasını becerebildiğimden
Bunları buraya yazdım
Ve tekrar sormam gerekti
Değer verdiğimiz aşklar mı
Nitelendirir bizleri
Özü olup dokunun?




Emre Gürkan Kanmaz
KARŞIN / Sayı 19 / Mayıs - Haziran 2010
Fotoğraf : Andrzej Radka

18 Şubat 2010 Perşembe

Bütünsüz


Bütünlemek zamanı ...

Bir acıyı kıyasıya dişleyerek
Bir varlık meseli
Bir sözcük izini

Bütünlemek zamanı ...

Kışlayarak camları
Sızlayarak için
Sızlatarak demi

Bütünlemek zamanı ...

Evet bir bütün sayarak
Kendini ve kendini
Birileri gibi birisini

Bütünlemek zamanı ...

Kaç gün kaç asır
Koca bir sıfır ediyorsa
Nazarında yazılanlar

Bütünlemek zamanı ...

Şartların hazır oluşundan
Medet umarak yaşamak
Bir piyesi andırırken henüz

Bütünlemek zamanı ...

Yalnızlık, arkadaşlarından
Sana bulaşan bir hastalık
Bilmiyor muydun ?

Bütünlemek zamanı ...

Yontuldukça yontulan
Gökyüzünün kuşları
Sesinde tünek

Bütünlemek zamanı ...




Oysa
Bir bahar dili gibi iticidir
Bütünlemek zamanı




2007-2010 İstanbul


Emre Gürkan Kanmaz
Fotoğraf :Ryszard Tychawski

17 Şubat 2010 Çarşamba

Balığın


Atların ve ağaçların kolonisi zaman kırığı doğdu
Bir yeryüzü sallantısı duyduk , yağrağın yüzünü
Tırnak aralarına kaçan solukları küflendiren sis
Kalemler kırdı . Suları adlandırdı körpe bellek


Hayretli bir sabah gayretli güneşi kumla yıkadık
Sayım zamanı bakkalar kadar boşalan aklımızla
Bayat şarabı süzdük çakıl taşları aradık yoktu
Balığın kimliğine büründük tanrı bizi affetsin


Ve sonra çok büyük (daha) günah işledik
Ölmek istedik . . .




Emre Gürkan Kanmaz
Fotoğraf :Cătălin Băican

Yer eksikleri


Gök bir kabartmadır . Kabarsın kuşlar
Kabarsın duman yarıkları, dağdan inme ıccak demir
Accık ölsün kan kaybeden soluğumun kirlenişi

. . .

Ten ten işlenen zamanın alıp veremediği çocuklarla burda
Yüzük parmaklarında s'ilah tetikleri . . . vursalar ölmem
Haydi gömün sözünüzü, kitaplara iğneleyin çorak kimliği

Siz de varsınız torbasında, tanrının . Delinirse delirin . .
Düşmenin en basit söylemi bu gün öğle üzeri yerkürede
Ve litrelerce tenya ışıltısının kalbinizi besleyeceğinin

. . .

Savaş başlayalı bir saniye oldu, karınca bıraktı yükünü
Kasetlere teyplere soruldu rüzgarın yönü , doğru muydu ?
Bakılsaydı şiire güllerin en pahalı yakıt olduğu yazıyordu

Güneş ikiye bölünmeyi bilir, sonra üçe beşe, kırk yediye
Balıkların yumurtalarını bile kıskandıracak kopyası vardır
Ama . Balta girmemiş ormanlardan sığ aydınlığa uğramaz !

. . .

Sonra içlerinden biri somurtmayı keşfedecek, sulu içi .
Açlığın bir kabileyi yuttuğu resimde intihar edecek bellek
Bilgisayar başında ironik bir varoluşun tuşları eriyecek . . .

Mutlu olmak mı, ola ki olsun , umulsun . Görünelim
Yelpazelenen palazlı geçmişe gabardin giydirelim
Lav . Türkçesi, at gözlüğü takanlara lanet edebilmek .

. . .

Gök bir kabartmadır . Kabarsın kuşlar
Çözülsün bulutlar evi . Evet . Kilden olma keratin
Düşlerine salık verebilin kozmopolit nezaretin ! . .





Emre Gürkan Kanmaz
Fotoğraf :Radi Polgo

Köşelenmiş şiir


Birazdan kalkacakmış gibi oturma karşımda sevgilim
Ellerimi tutuşturayım sana . Isın . Oda biraz soğuk
Kabuğunu sıyırıp, bir şiire bakalım . Doğacak mı bakalım
Aydınlık yüzü olacak mı, plazanın birini camıyla yutacak mı ?

Burda çok ses var biliyorum, ayağımıza bulaştı gece mührü
Yusyuvarlak düşteyiz, kulaklarını küpelerinden ayırsan da olur
Helikopter kazasında yaralandı bulutlar, onlara ağlasak sabah olur
Bir kapı zili, ağız şapırtısı, şeftalinin kızlığı ispatladı rüştünü

. . .

Birazdan " Köşe bucakmış " gibi oturma karşımda sevgilim
Ellerimi tutturayım sana. Asıl. Düşme algılayamadığın yasa




Emre Gürkan Kanmaz
Fotoğraf :Monika Brand

15 Şubat 2010 Pazartesi

Böylece düzelmenin şiiri


Şirazesi kaymış öyküde
Bulunmak istemem
Bunun yerine bir öyküyü
Düzeltmek isterim
Sonra bir yenisi daha
Başlarsa ardımdan
Dinlenmeksizin
Düzeltmeye devam

Böylece
Düzelmeye çalışırım ben de



Emre Gürkan Kanmaz
Fotoğraf : Seth Siro Anton

Lazım gelen


Az kelimeyle
Çoğalan anlam
Şiir olmalı
Yoksa susmayı
Öğrenmemiz
Lazım



Emre Gürkan Kanmaz
Fotoğraf : Çiğdem Fesçioğlu